Havza Haber Ajansı'nın uluslararası servisinin bildirdiğine göre Lübnanlı sosyal medya aktivisti Fatıma Ferhat, paylaştığı videolarla düşmanın özellikle son üç yılda, İsrail tarafından işgal edildiği iddia edilen ancak bayrak dikildiğine veya direniş güçlerinin tutuklandığına, Hizbullah'ın teçhizatının ele geçirildiğine dair tek bir videonun dahi yayınlanmadığı Ali et-Tahir tepesi hakkında düşmanın meydana getirdiği medya savaşı hakkında konuştu.
Lübnan Hizbullahı ve direnişi destekleyen halk, üç yıldır Siyonist düşmanın askeri, medya ve psikolojik savaşına karşı inanç ve Allah'a tevekkül ile direniyor. Siyonist düşman, askeri ve sivil mevzilere yönelik vahşi ve günlük saldırılarına rağmen, direnişin ruhunu kırmak için büyük bir medya savaşı başlatmış olsa da bu savaşta da tıpkı askeri savaşta olduğu gibi yenilgiye uğramıştır.
Lübnanlı bir sosyal medya aktivisti olan Fatıma Ferhat, Havza muhabirine gönderdiği kısa videolarla, Lübnan'ın güneyindeki mevcut durumu ve Siyonist düşmanın hayali ve değersiz kazanımlarına dair medya ve propaganda gürültüsünü anlattı.
Fatıma Ferhat, düşmanın Ali et-Tahir bölgesine ilişkin son medya savaşına değinerek şunları açıkladı: "Ben Lübnan'dayım. Ali et-Tahir hakkında söylenebilecek son şey şudur: Gelecekte ne olursa olsun, İslam direnişinin karşısında duran bu düşmanın gerçeğini bilmelisiniz."
Ferhat şunları ekledi: "Öncelikle bu ordu, Batı Asya'daki en güçlü hava kuvvetlerine sahip güvenlik ve istihbarat kabiliyetleri de dünyanın ilk seviyesinde yer alıyor. Bu ordu yapay zekayı askeri operasyonlarında ve savaşlarında çok yüksek hassasiyetle kullanıyor. Karşısında ise sadece kendi imkanları, güçleriyle ve savunduğu toprak parçasıyla İslam direnişi duruyor."
Düşman Üç Yılda, Bir Günde 1600 Hava Saldırısı ile Sadece 10 Kilometre İlerleyebildi
Ferhat şunları söyledi: "Lübnan'ın güneyi, özellikle geniş savaş meydanlarıyla kıyaslandığında çok küçük bir bölgedir. İsrail ordusu son üç yıldır sürekli olarak askeri mevzilere hava saldırıları düzenledi ve sadece bir günde güneye 1600 hava saldırısı gerçekleştirdi. Hizbullah'ın askeri gücünü yıpratmak için en şiddetli hava ateşini kullandı. Tüm bu operasyonlara ve tam günlük hava kontrolüne rağmen, sınırdan sonra ilerleyebildiği en uzak mesafe 10 kilometredir. O da sadece Ali el-Tahir tepelerinin bazı noktalarında."
Ferhat şunları ekledi: "Dolayısıyla, sahip olduğu yetenekleri ve gerçekleştirdiği operasyonları göz önüne alırsak, bu bölgeleri üç yıldır savunan mücahit grubu karşısında bugün elde ettiği şey ne bir zafer ne de büyük bir kazanım sayılır. Allah'a tevekkül ve güven ile diyoruz ki; düşman köylerimize ulaşsa bile Allah'ın izniyle, tıpkı daha önce geri aldığımız gibi onları tekrar geri alırız ve evlerimize gururlu ve başı dik bir şekilde döneriz. Direniş Seyyidi'nin dediği gibi:
'Savaş uzun sürse bile, biz bu savaşın ehliyiz.'"
Fatıma Ferhat, Lübnan'ın güneyindeki bölgelerden gönderdiği başka bir videoda Hizbullah'ın yenildiğini sananlara hitaben şöyle dedi: "İnatçılığı bırakın; 'Hizbullah bitti, silahlar elden gitti, tüm tesisler düşmanın eline geçti.' diyorsunuz. Birkaç sorum var. Orayı işgal ettiklerinde Ali et-Tahir tepesinde mavi-beyaz bayrağın dalgalandığına dair neden hiçbir video yok? Hizbullah güçlerinin ve İranlı komutanların tutuklandığına dair neden hiçbir video yok? En azından cenazelerinin esir alındığına dair neden hiçbir video yok? İsraillilerin Hizbullah'ın en büyük ve en önemli tesislerine girdiğine dair neden hiçbir video yok? Düşmanın ele geçirmeyi başardığı füze, silah ve teçhizata dair neden hiçbir video yok? Neden orayı 1100 ton patlayıcıyla havaya uçurdu? Eğer orayı tamamen işgal edip ele geçirseydi, bu kadar büyük bir tesisi kontrol altına almasına rağmen neden kullanmadı? Sizce kim yalan söylüyor? Tüm bu medya gürültüsünün arkasında biz mi varız yoksa başkası mı?"
Videonun devamında, üzerinde İbranice yazılar bulunan yanmış silah parçalarını gösterdikten sonra Fatıma Ferhat mizahi bir dille şöyle diyor: "Vallahi eğer üç yıldır vurup bombaladıkları tünel buysa, ben ve mahallenin çocukları da plastik tanklarla gidip orayı alırdık!"
yorumunuz